40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
02:00
Takvim yaprakları değişti, 2025 yılını geride bırakarak taze umutlar ve yeni hedeflerle 2026’ya adım attık. Yeni bir yıl, sadece takvimsel bir döngü değil, aynı zamanda kültür ve sanat dünyası için de yepyeni bir sayfa anlamına geliyor. Sinema sektörü, geçtiğimiz yılın yorgunluğunu üzerinden atarak Ocak ayına oldukça hızlı ve iddialı bir giriş yapıyor. Kış mevsiminin o kendine has soğuk ve kasvetli havasında, sıcak bir sinema salonuna sığınmak, patlamış mısır kokusu eşliğinde bambaşka dünyalara yolculuk etmek, şüphesiz ki bu ayın en cazip aktivitelerinden biri olacak.
Ocak ayı, genellikle sinema dünyasında “geçiş dönemi” olarak adlandırılsa da 2026 yılı bu ezberi bozmaya kararlı görünüyor. Salonlarda her zevke, her yaş grubuna ve her türe hitap eden geniş bir yelpaze bizleri karşılıyor. Ayın ilk günlerini geride bıraktık bile; 2 Ocak haftasında “Muhteşem Marty” ve “Kiralık Aile” gibi yapımlarla perdeler açıldı. Ancak asıl fırtına şimdi başlıyor. Gerilimden animasyona, yerli komediden kıyamet sonrası senaryolara kadar uzanan bu zengin seçkiyi sizler için detaylandırdık. İşte koltuklarınıza kurulup keyfini çıkaracağınız Ocak 2026 film maratonu.
Ocak ayının 9’unda başlayacak olan ikinci hafta, sinemaseverlere oldukça karmaşık duyguları bir arada yaşatacak. Haftanın en çok konuşulacak yapımlarından biri, psikolojik gerilim türünün son dönemdeki en başarılı örneklerinden biri olmaya aday “The Housemaid”. Başrollerinde Hollywood’un parlayan yıldızları Sydney Sweeney ve Amanda Seyfried’in yer aldığı bu yapım, sınıf çatışmasını ve insan psikolojisinin karanlık dehlizlerini mercek altına alıyor. Varlıklı bir ailenin yanında işe başlayan genç bir kadının, içine düştüğü gizem dolu ve tekinsiz atmosferi konu alan film, izleyiciyi koltuğuna çivilemeye hazırlanıyor.
Aynı hafta yerli sinemamızın da hareketli günlerine tanıklık edeceğiz. Türk izleyicisinin vazgeçilmezi olan komedi türünde “Ketenpere: Dalavere” ve “Başka Yolu Yok” gibi yapımlar, gülmeye ihtiyacı olanları salonlara davet ediyor. Özellikle “Kardeş Takımı 3”, serinin takipçileri ve aileler için keyifli bir hafta sonu alternatifi sunuyor. Çocukları da unutmayan vizyon takvimi, “Süper Köpekler: Oyun Zamanı” ve “Futbol Rüyası” gibi animasyonlarla minik izleyicilerin hayal dünyasına renk katmayı hedefliyor. Ayrıca “Atalarımızın Efsaneleri” gibi mistik ve kültürel öğeler barındıran yapımlar da farklı bir tat arayanlar için seçenekler arasında.


Ayın ortasına geldiğimizde, yani 16 Ocak haftasında, vizyon takvimi kelimenin tam anlamıyla alev alıyor. Zombi ve kıyamet sonrası temalı filmlerin atası sayılabilecek kült bir serinin en yeni halkası izleyiciyle buluşuyor. “28 Yıl Sonra İkinci Bölüm: Kemik Tapınağı”, korku ve gerilim tutkunlarının uzun süredir yolunu gözlediği bir yapım. Geçtiğimiz yıl vizyona giren ilk bölümün ardından hikayeyi kaldığı yerden devralan bu devam filmi, insanlığın hayatta kalma mücadelesini çok daha karanlık ve umutsuz bir atmosferde işliyor. Virüsün yarattığı tahribatın üzerinden geçen uzun yılların ardından, kurulan yeni düzenin ve “Kemik Tapınağı” olarak adlandırılan bölgenin gizemleri bu filmde çözülecek.
Bu hafta sadece korku severler için değil, nostalji yaşamak isteyenler için de sürprizlerle dolu. Deniz altının en sevilen kahramanı, sarı süngerimiz geri dönüyor. “SüngerBob: Korsan Macerası”, hem çocukları hem de çocukluğu Bikini Kasabası’nda geçmiş yetişkinleri eğlenceli bir yolculuğa çıkaracak.
Yerli yapımlarda ise çeşitlilik göze çarpıyor. “Efes’in Sırrı”, tarihi ve arkeolojik gizemleri sevenler için ilgi çekici bir alternatif oluştururken, “6.2.2. Evrenin Merkezine Yolculuk” bilim kurgu ve fantastik öğeleri yerli sinemaya taşıma iddiasında. Dram sevenler için “Aşktan Geriye Kalan” ve “Yabancı” gibi filmler, insan ilişkilerine ve duygusal derinliklere odaklanıyor. Çocukların sevgilisi “Maşa İle Koca Ayı” ise “Mucize Parkı” macerasıyla sömestr tatili öncesi miniklere güzel bir hediye veriyor. “Davetsiz” filmi ise haftanın gerilim dozunu yüksek tutan diğer bir yapım olarak göze çarpıyor.
23 Ocak haftası, adrenalinin tavan yaptığı bir hafta olacak. Gerard Butler ile özdeşleşen ve felaket filmleri arasında özel bir yere sahip olan serinin devamı niteliğindeki “Greenland: Kıyamet”, izleyicilere yine nefes kesen bir hayatta kalma mücadelesi sunuyor. Göktaşları, yıkılan şehirler ve ailesini korumaya çalışan bir babanın hikayesi, görsel efekt şöleniyle birleşerek beyaz perdede devleşecek.
Korku sinemamızın vazgeçilmez teması olan cinler, “Zir-i Cin 4: Nesep Bağı” ile geri dönüyor. Serinin sadık bir izleyici kitlesi olduğu biliniyor ve dördüncü filmle birlikte korkunun dozu, soy bağları ve geçmişin lanetleri üzerinden artırılıyor.
Aksiyon ve suç türünü sevenler için “Merhamet Yok” sert ve tavizsiz bir anlatım vaat ederken, “Primat” filmi daha çok bilim kurgu ve gerilim hattında ilerleyen, insan doğasının vahşi yanlarına odaklanan bir yapım olarak dikkat çekiyor. Aileler için “Hopper ve Çılgın Çetesi Hazine Peşinde” ile “Of-Pof Balık” gibi animasyonlar, çocukların keyifli vakit geçirmesini sağlayacak renkli dünyalar sunuyor. Ayrıca “Müthiş Eleanor” ve “Kokuhô” gibi yapımlar, ana akım sinemanın dışında farklı hikayeler arayan sinefilleri bekliyor olacak.

Ocak ayını kapatırken, 30 Ocak Cuma günü vizyona girecek filmler, ayı görkemli bir finalle sonlandırıyor. Bu haftanın en ağır toplarından biri şüphesiz “Gizli Ajan” (The Secret Agent). Narcos dizisindeki unutulmaz performansıyla hafızalara kazınan Wagner Moura’nın başrolünü üstlendiği film, izleyiciyi 1970’lerin Brezilya’sına götürüyor. Askeri diktatörlüğün baskıcı rejimi altında, entelektüel birikimi ve hayatta kalma içgüdüsü arasında sıkışıp kalan bir üniversite profesörünün hikayesi, sadece bir gerilim filmi değil, aynı zamanda güçlü bir dönem eleştirisi sunuyor. Politik atmosferin boğuculuğu ve karakterlerin psikolojik derinliği, bu filmi ayın en nitelikli yapımlarından biri kılıyor.
Tarih meraklıları için “Nuremberg” filmi, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki hesaplaşma sürecine ışık tutuyor. Adalet kavramının sorgulandığı, tarihi gerçeklerin dramatik bir dille anlatıldığı bu yapım, izleyicide derin izler bırakmaya aday.
Korku ve gerilim türündeki “Noise: Lanetin Sesi”, ses ve sessizlik temaları üzerinden ürkütücü bir deneyim vaat ederken, “Yardım Çağrısı” modern dünyanın iletişim araçları üzerinden kurulan bir gerilim hattını işliyor. “Fırtına Kız” ve “Kalpten Söylenen Bir Şarkı” ise ayın son haftasında dram ve duygu yüklü hikayeler arayanların tercihi olacak gibi görünüyor.
Ocak ayının bu yoğun takviminde bazı filmler, konuları ve oyuncu kadrolarıyla diğerlerinden bir adım öne çıkıyor. Bunlardan ilki, yukarıda da bahsettiğimiz “The Housemaid”. Sydney Sweeney’nin son yıllardaki yükselişi ve oyunculuk yelpazesini genişletmesi, bu filmi sadece bir gerilim filmi olmaktan çıkarıp, oyuncu performansı odaklı bir şölene dönüştürüyor. “Yukarıdakiler ve aşağıdakiler” teması, sinema tarihinde her zaman ilgi görmüştür; ancak bu filmde sırlar, sınıfsal farklardan çok daha tehlikeli bir boyuta taşınıyor.

Diğer taraftan “28 Yıl Sonra” serisi, zombi külliyatında devrim yaratan Danny Boyle estetiğinin modern bir yansıması. İlk filmin yarattığı “hızlı zombi” konsepti ve ıssız Londra görüntüleri hala hafızalarda. Aradan geçen 28 yılın ardından dünyanın ne hale geldiğini, toplumun nasıl evrildiğini veya yok olduğunu görmek, sosyolojik bir okuma yapmayı da mümkün kılıyor. “Kemik Tapınağı” alt başlığı ise izleyicide şimdiden büyük bir merak uyandırmış durumda.
Son olarak “Gizli Ajan”, sadece bir kaçış hikayesi değil, baskı dönemlerinde aydın olmanın zorluklarına dair evrensel bir anlatı sunuyor. Wagner Moura’nın performansı, karakterin yaşadığı paranoyayı ve çaresizliği iliklerinize kadar hissettirecek türden.
2026 yılı, sinema açısından oldukça parlak başladı. İster gülmek, ister korkmak, isterse de derin düşüncelere dalmak isteyin; Ocak ayı vizyon takviminde sizin için ayrılmış bir koltuk mutlaka var. Patlamış mısırınızı alın, telefonlarınızı sessize getirin ve beyaz perdenin büyüsüne kendinizi bırakın. İyi seyirler!

Marvel Evreninde Kartlar Yeniden Dağıtılıyor: X-Men Efsanesi Avengers: Doomsday ile Sahneye Çıkıyor